çağdaş çetinkaya

20/12/2009 - Seviyordum Sizi

Kategori: siirler

 

 
 
SEVİYORDUM SİZİ
 
Seviyordum sizi ve bu aşk belki
İçimde sönmedi bütünüyle.
Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi
İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle.
 
Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi.
Bazen çekingenlik, bazen kıskançlıkla üzgün.
Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki
Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin.
 
Aleksandr Sergeyeviç PUŞKİN 
 


 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,rus şairler

15/12/2009 - Ramiz Dayı

Kategori: siirler


 

Köpek gibi sadık kalırsan

Köpek gibi aç kalırsın

 

Dayın

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,dizi

1/12/2009 - VARLIK ARALIK 2009

Kategori: siirler

 

 

 

 

VARLIK ARALIK 09

 

Çağdaş Çetinkaya, Çocukların Geleceği

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,edebiyat

29/11/2009 - KRİMİNAL RASYONALİST ÇO(CU)KLUKLAR

Kategori: siirler

 

 

         YASAKMEYVE DİYETİ


kriminal rasyonalizm’in ana kartı Luis De Mirenda’ya,

kurban bayramının anısına...

 

  

                                      

bu gece ölüyordum kıyıya vuran bir vitrinin kurşunlara aşık yüreğinde

yüzümde çorbasız günlerden kalma iki rekatlık bir suikast tasarlanmıştı

kapatıyor olmalıyım TV filmleriyle dans eden mülkiyetçi yelpazeleri

oysa sadece kendilerine katlanıyorlar, onları üzen bu ideolojik algıydı 

 

kurşunlarını döktüren yavuz ölüme alışmam için oyuncak çıktı belki de

hemen portresini çizecektim yoksa ellerime alıntıların faturasını kesen

elim dedikleri sınırdan geçen PKK’lilere sallanan bir garp kurnazlığı

kurnazlıksa geliştirme süreci Gazze Şeridi’ne su vermeyen İsrail’in

 

bir de facto devleti gibi çiçeklerimi kopararak yaşıyorum uzun süredir

çünkü çiçeklerim parfüm olmak istemediler sakal bırakan gökyüzüne

tertipli oltaların terörle mücadele ve elim sende oynadığı şu günlerde

ne Paris ne Napoli’ye benziyor inançsız tramvaylarıyla meşhur İzmir

 

hırsızların düşürdüğü yasak meyvelerin diyetiyle güzelleşiyor yalnızlığım

üşüten yataklar pijamalarına yama arıyorlar tehlikeli nesne araçlarında

şantajcı albatrosların da şarjı dolmuş, artık görüntüleriyle bağlanıyorlar

pislik içinde bir bakir olduğunu daha güçlü hissediyormuşsun böylece

 

 

 

II.

 

oysa kuş uçurtan oda soğukluğu için korku toplamıştım hep içimde

korku dediğim rumuzuna baş kaldıran irticayla mücadele eylem taslağı

çok sevdiğinde sarp yükseltileri herkes saklambaç oynamaya başlar ya

kan mataramın olduğu dolapta her gün sobelenen enjektörler var şimdi

 

aşıkların federatif çalıştığı şehirde ardı ardına sıra oldu kuru lokmalar

Alsancak Limanı’nda üste çıkan haşhaş yağı şilebine tıkıldı kulakları

yarın ölebilirim kaynar malı taşıran erkek törpülerin uygarlık testinde

yerine ölenleri anlayacak bu şiiri yazmadan ölmek istemiyorum ama  

 

yine gireceğim saygımı sömüren ağaçlarla kaplanmış kıdemli fanusa

telaşa kapılarak dökülecek kemerlerini bağlamayı unutan su ısıtıcıları

Eylül İhtilali’nden kalma yeşil lilyumları sulamadım diye yapacaklar

ben hiç defter arasında sivrileceği günü bekleyen kalem olmadım ki

 

unutuyorlar spekülatifliği arttıran bir Rönesans yarasası olduğumu

yatılı pardösüler felç ederken ekonomiyi soyulmuştum Basmane’de 

polisler önemli değil demişti, Obama Nobel parasını bağışlamamış

Davos forumu vantilatörleri kendiliğinden kapanmış olabilirlerdi...

 

III.

 

sindirim sisteminden başlarmış çalışmaya pratiğini deneyen her suçlu

sonbahardan temmuz seçtiğinde bir başka boşaltım sistemini taşırmış

suçlu diye yutturulan kızanlar emzirdikçe yaşatılırmış eski yamaçları

kızan gibi yaşatıldığımı hissettim pastadan Atatürk çıkarttıklarında da   

 

içtiğimiz timsah tükürüklerindeki vitaminleri kazıdım odadaki meşeye

tam zamanında kalkacak atmosfer matkabının alarmını 25’e ayarladım

islamın bilinçdışındaki aç yarasaların kanlarıyla işaretledim dalgınlığını

seyyar antikacılık yapan kurbağa kayıp ilanı gibi uzanmıştı soframıza

 

çırılçıplak gösteren kaleydoskopu cerrahi yardım kütüğüne çevirdim 

deneği ne ipler kestirmiş özel kaleme onaylatılması için uzattım sana 

altımdaki tabureye çarpan hayat gibi mâhlukun kantarına çarptın o an

exaşkım Gregor Samsa’nın cinayet aletlerini serbest mi bırakmalıydım

 

Mirenda, bir gün önce kırk beşlik yüreğinle yollamıştın Sorbonne’dan

af çıkartılan kapak koleksiyonerlerinin adı da kriminal rasyonalizmdi

ah, kısıtlanmış y-aşama al-anımı çerçeveleten şirketokrasi atmacaları  

ben bir mevsim de kendime ait tabuta uzanmak için yaşayabildim mi

   

IV.

  

edimsel dil kullanan üst bilişsel kurbağalar genelde duygusaldırlar

soyut öğretiler kümesinde yaşayan tavuklara takılanlar kimdi peki

cunta anahtar delikleri gibi dekor açanlar toplumsal network’lerine

düşünce öncesi bağlanma yolumuzda zıpzıpzıpzıp

                                                                         zıpla

                                                                          yan

                                                                       lar

 

sen ideoloji hipotezini savunan sehpayı temizleyecektin Mirenda

neden vazgeçtin ortak iyiye dair düşünüp taşınan bayramımızdan

özü iyice dengelenmiş post-faşist kurbağa kanı kokteylinin yanına

modernist bacaklarını kızartacaktık hassas cilde özel mangalımızla

 

yine toplanacak şimdi salıncaklar tartışmak için görgü kurallarını

gerçi daha önce de bir hayalet olduğuna tanık olmuş şiir defterim

mantık dışı ön manevralarımdan uzaklaşarak tekrar bakıyorum da 

yarınki dün ölebilirim ARtık-Ge müdürlerinin öpüştükleri kuyularda

 

Çağdaş Çetinkaya 2009 Kurban Bayramı

 

 

 

 

*Okuması zor, çağrışıma kapalı, karanlık.

 

METİN CENGİZ Ağustos 2009

 

*Şiir iki kanatla uçar, biri biçim, diğeri öz, gövde biçemi oluşturur; Çağdaş biçimi teknik sanmış, öz retorikle, hedefini bulamayan benzetmelerle yaralı, biçem is öz ve biçim oluşturamayacak denli zayıf ve denenmiş, eski.

 

METİN CENGİZ Kasım 2009 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,siyaset,sanat

23/11/2009 - yasakmeyve 41

Kategori: siirler

 

       

    GÜZEL SANATLARIN BİR DALI OLARAK CİNAYET

    L'OMİCİDİO COME UN RAMO Dİ BELLE ARTİ

    MURDER AS A BRUNCH OF FİNE ARTS

 

      BEYEFENDİ,

    Ahlaksızlığı Destekleme Derneği’ni, Cehennem Ateşi Kulübü’nü hepimiz duymuşuzdur. Erdemi ortadan kaldırmayı amaçlayan bir dernek de yanılmıyorsam Brighton’da kurulmuştu. Ortadan kaldırılan derneğin kendisi oldu gerçi!

 

      SİGNORE

    Associazione Per Sostenere l'immoralitâ, 'ho fatto Tutti Sentito İl Club infernale. Un'associazione che mira ad eliminare la virtû anche non sbaglio, ê stata fondata a Brighton. L'associazione stessa ê stata eliminata, perô! 

 


Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,edebiyat,deneme

20/11/2009 - Worker’s To Be Carried Away

Kategori: siirler



MY POEMS - LE MİE POESİE

 

 

DİOPADRE

Mentre gli occhi di una grande statua di sangue di mammiferi

Dio stesso bucce
per amore

miglior tempo della mia canzone bocca
figli di genitori quali l'acquisto di voti per essere
 
o si
Nessuna intimità

Io non chiaro
o

Il mio dayar il coltello

persona alle navi

pioggia parola nel mio pettore

resistente preghiera

andare padre
andare diopadre


io
Ho avuto un gentile un'occhiata a un esterno

I tranquillamente respirato lo spirito

 

Novembre 08

 


Worker’s To Be Carried Away 

 

[To God Bold İn]

We worked intensively again tonight
the horrors of the chest of a worker flourish
The only move my head blow was abused
you, as you clear the heart of the nightmare of a coup ...

only work, if a duck was just starting to make up
slovenly spirit of a nation is found force
The row blew my head tormenting; stud and check!  

darling!

undamaged in one night
the pinched soil
like a corpse, corpse
or nodes with
cut into each other the life of
right next to our seats
aircraft slows my song
people here towards the spirits haunting  

cheers!

We worked intensively again tonight
I'm sorry baby, such as; dreams
idealism and tell you who play
that may be true orbit before I
Consider behind nor even
Let us fall before
What difference will be
and to those who do not consider
and a very strange thing to us is one dwarf
compared with those we need to do
my death (sorry) to such a weighty
even towards the groin
right or fertile
son in my lips

New World as they say
really a case!  

Worker’s To Be Carried Away! 

 

FEBRUARY 09



THE OTTOMAN STAR

New Darling, I hate only heir to the digestion ...

 

1


Was very famous once upon a time

Once upon a time held on
After more money and cocaine speechless
Peeled by the stern spirit of sincerity
A unique push east were a darling

Detect objects seed
Approach to events in the plains
And so the woman instinct
Receive the grant in view of underdevelopment had
There was an Existentialist subconscious clup/housebreaker is alaturka star
The gates of Vienna have put an eastern sultan
Rulers remain Ottoman'dan attitude
Az lived, life too has been banned
Stones were in consciousness is a fresh row

Did you clean the men did, were a futurist özenti
Has got a fag, you youngster perhaps, black cat did
Gonna make you run
Ha ha are you will
Supposed to be cooked with scorched in the oven
Society will be kissed by a poet, did you ...

But you like to
Don 't look like me let me say
West will remove you from the past and not stuffed with meat

Sana sister advice
Foot feet ass sister of theoretics
And had received a proposal mademoiselle;
If anyone does not see a deterioration in the face

Remember, every job has a pre-phase of sex
Has a different yogurt yiyiş of each carcass
It is not so easy, there are some costs of the real pleasures murder
Self-time teachers want £ 100! 
 
2

Slightly Bakunin
Slightly Stalin
A little Ed Gein

REMOVİNG THE CABİNET SAN ANTHONY SİN - June 08

 

piled Voyvoda party

1

We went eagerly to Sercan
ptt were above the house
misses the human Sercan
believe that the world had known no fun

win is everything red alert
strategy that examines intelligence techniques
that we did not have

we were center in the world
We used to fire Tania g5'le waist

'll no longer flying mosquitoes
wherever we put
a bloody islets

2

ah Sercan what would look nice
I would liken to the great Alexander
would have fried like that

would extend to the bosom of the night
our women and our tequila
five layers, such as taking cocaine
We were flying to another world

3

you would have great people that stroked
ejecting from life nightmare
Forgive us when the execution of:
Every night another wounded
a corpse every night
every night like a bloody river
life poured
sometimes peak
sometimes to the bottom
Our heads a small world

4

What we now want the city Sercan!
al stretching tool
which is now home foreign land
head to break your machine

Let us ask:
should they ask
Let sit in the seat of torture
Ferris wheel mask hangman
they brought the head-arm clamp
Let us use them all in order

5

Famous fasting chiefs remember
Famous pirate Kurdoğlu
Remember Burak chief my brother Sercan

Let's go to the old days
Come let's go again
party to the pile Voyvoda

we're more courageous
shuts down at us right-wing cyber
Even the executioner will shake the rope reel!

46 charcoal April 2009

To Morn


1

I sent a whimsical hamster you with cargo
pugnacious dreamer or even longer knights
biting infected milktooths sake!

There are still heavily driven
victory for the future and try to install a donkey who thought
installed in suffering rehearsal
Even now knights pugnacious dreamer
crime in your sleep
forgotten Pervaya are covered only
toy swords chill at the end of the road is the stray
bodies were ordered in the gap
her lover is a parking fee of ethics

loss of consciousness to a black box to me who shouted
multi-layer of people being driven to the chest
not a soul still wondering

which would not generally be expressed through
untimely excavation of the road
not to say that to scream with astigmatism
People today still passes will crush a prayer are at rehearsal

but I did not shave my beard
security officer, such as bananas
received did not come from month to month self confidence
days of age can not not scratch my book

1
1 / 2

I sent a whimsical hemstır you with cargo
get a bite of an infected lip

of independent deputies has been selected
I was an advanced province of the mind always
humanity did not have an edema
I probably post-modem

counted from right to left again
from left to right!

 

July 2009

 

 

 

Up Where You Always


one answers the phone to my final thoughts
whether the emphasis where whet daddyface fatal
Do not forget that I do not know the difference of poetic substance,

sometimes you TCK 28 and absolute textuality explosion;

illness for a while I still have to destruction of large responses

sometimes about to go to heaven

under a burden endpoint political and internal life
If you do not already come up to me opportunities
decline in the twenty-first century adrenalin
air of truth, cynicism multiplier delay

You're standing on concrete knowledge of climbing formerly
Information you absolute evidence that the subject has
                  aged predecessor moments
[clever taken!] understand the phenomenon known still snow
The editor may also be that nasty racial mixture
because we know the grave of a close relative hybridity
deposits in the dry roasted
bones; the sharpest eye demoted
                 pre-conditional feelings, that thread is in every war
                 that does not reflect the state of one particle of sand life
If the resin side panties
You climb the highest expression was not be able to
infinite steps to limit the discharge capacity of the
                 received high school girl in pieces such as eloquence
I hear the record speed fetishism and would die; retching at the same time I
more than two feelings so clear, so sharp and belief deepens
inaccessible with suspicion and prefer non-personal force movements
by the terrible threat over me and given
challenging task from the tyranny of the flat pavement bound
When my limbs hit suddenly
and throat at the next pulse that flows like
grasp an understanding with the rapid rise when the cold
I complain, complain sharp pain in my
I reflect on dromoloji context you;
and capabilities of insanity scream!
from numbness, procedures, heavy, deadly look my steps; cold
increasingly breathtaking blood groove groove to death before rarely
                Perhaps life in the bottom step
                As my foot ice sledge half life
                The reaction slowed down just to mess scattered
a ballistic, prediction strategy
and an accessibility of a local
                whereas the most natural intensity limit final countdown
just simply understood in swampy ground; desperate, work ends
opium of the people as if their bodies, even the CV
                The swelling colored cerahatlen
                Here in the soil of to anger
                irrational, emotion
covered with moss-like swelling of the subject of things;
return locations; well, an oak appeared nefaset derken
               a cleft in a distorted model of the mouth
               edges are separated by death surprised
               and gives life to recoil
               groin; still bloody hoarse voice!
as always already marginalized weapons
PSP game action films of our computer overflowing
or not! As the remaining open akşamdan severe pain;
No! I will be at a place more step to my eyes
taken under simultaneous blockade as the extended horizon
phenomenology of a war, the purpose of this imagination
hurt like a big black bird friendly hellhound
straining while passing by a large dragon wings from flapping
the neo-romantic book lick my brain
lift my head, since he noticed leaked to decrease agitation
groups where they purposely leave my flat
circumferentially

to promote such a candidate
plain ugly heights, now lost sight of the pile
peoples; wonder how they remember me so you and
Let's look at solving this! was not a simple equation
never to exceed them.


You're the person people already do not ger, ger is
of truth came, the ball always relay them to belong to the field!
                                                        Heidegger

 
March 09 Beyoğlu

 

 

 

Double Brunch


This stone to a cub in the arena of capitalist resemblance
Gelatine was, perfume is like a philosopher
Books, such as a playboy boy would coquettish keep my underarms
More dollars, and I was stuck I was stuck, what does that
Pussy sides of my brain has been put
I read in school diploma overlooking the sea as if ready
In Kenya, a black college in my own reading
I feel like a poor white

Post-Marxism are passing but I'm going to Rome to prison
I would remove me to be walking executioner
I am resourceful, creative'm young, I do not ever lose altitude
Engel also do not know, I have to motivation, I am qualified.
I am strong. Would open my sony mp4 player.
I would fly to the air with happiness.

Piled into the back of a buffet
I see the local newspaper covering the poor beggar;
Killed by suffocation and discarded mannequins dolls dam
Metro in the neo-Nazis killed children, Aids transvestites
Homeless, assorted die like flies in the streets and go crazy for the gay
Car mothers raped apes in the zoo of the eastern

I leave you cold kill you fucking bitch Freeze
Let them have their own ingenuity to get rid of

this scourge of God from the misery of hunger
Been confused, been fucked brains already

Let's go Let's say my next dream
No benefit to our lives of this bitch
Let's look at World Card Do not Ask, this formalist
Bitch in the slot! Our father worked like a dog
So we came here

I can not even answer my friend
And 35.000 dollars, I'm getting my team Fioravanti Villain
Pull sides of oracık leaving

lm going to Paris for double brunch!

                               February 09 İstanbul

 


 

Absolute Idea For Hegel
 
                                  for Kisskender 

 
my sweet candy the soul seemed dead, in fact I
lived in the real sense of creating a delleuze’n
In addition, while living with the body; agnostic formation have
more enjoyable, but, I continued to wait
I got good shots of the flow of blood to
intended to put the coffin in the coffin;
Perhaps the gods would come back post-structuralist
While the body of scholastic aesthetics
to essentialist and coquetry belirlenimci


Piece by piece, while the kissing is good
non-intervention in subjects with multiple istikra
I turned the idea of growing radical hetorodoksi
saw changes in the perception of nature you
Perhaps nature could be controlled; carrier was

body Aristotle's scheme, such as attractiveness
finds in nature, is thought to be an objective approach
Kant's knowledge of the level of the mind that works
such pronunciation, so I wanted to caress the rough places!

I did not even work injuries pedagogical credo
The ultimate goal of the bodies was commodity production and racial
I still admire the bodies into the creative impetus:
to build expressive communication development such questioning.

hey beautiful corpse; rambunctious; rogue poet, you!
say now; to have lived in what are you up like
feet; ey ass ghost; as alluring to me seeing my baby
to the ceiling to the ceiling, filled a God let a mefistopheles
I already have nothing

                               I can not be detected and this rölativist
post-demonolojik; post-instrumentalist fucker in space

December 2008 Hilton

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : şiir,sanat,siyaset

20/11/2009 - 2.Türkiye Tiyatro Buluşması

Kategori: haberler

 

 

 

2. TÜRKİYE TİYATRO BULUŞMASI

 

Tiyatro kesinlikle ülkeye kan pompalayan en aktif damarlardan biri. Şöyle düşünebiliriz: Türkiye’deki özel, yerel, belediye ve devlete bağlı tiyatroların toplam seyirci sayısı nedir? Bu rakam her gün daha fazla artıyor. Tiyatro aynı zamanda pek çok sektörle de işbirliği yapan kolektif bir örgüt; sosyal ve beşeri bilimler, psikoloji, uluslar arası ilişkiler, dans, müzik, sinema, şiir, roman… Yani tiyatro kimliğinden önce ciddi çapta bir iş sahası aslında. Ancak bu sahada var olabilmekte bir o kadar güç. Yirmi yıl öncesine kadar bu işle ilgilenenler daha kolay sivrilebiliyor, daha rahat bir kimlik oluşturabiliyorlardı. Toplum şahısların kitlelere belirli kalıplara sahip markalar halinde sunulmasını seviyordu. Dünyanın her yerinde böyleydi. Ben araştırmalarım sonucunda gördüm ki, bu şahıslar devlet içindeki önemli unvanları dahi kullanabiliyorlardı; gerektiğinde yeni gelenlere gözdağı verebilmek için…

 

Günümüzde ise farklı koşullar var. Artık markalaşan kişilerin tekelindeki oluşumlar zayıfladı. Teknolojiyle birlikte değişen yaşam standartları, sanatçıların ayrıcalıklı gibi gözüken hayatlarındaki büyüyü yok etti. Sanat eserlerindeki büyü de yok oldu. İnternet insanların bilgiye kolay ulaşmalarını sağladı. Bu da sanat eserlerinin eski işlevini kaybetmesine neden oldu. Korsan piyasası diye bir şey var. Eğer kitabınızın korsan baskısı yapılıyorsa büyük yazar oluyorsunuz. O zaman halk sizi gerçekten tanıyor ve okuyor.

 

Ben iki binli yıllarda tiyatro sanatçısı olmanın çok zor olduğuna inanıyorum. Eğer kişi sokakta yürürken yaptığı işe kalbiyle inanmak istiyorsa, en az on yılını aralıksız şekilde bu işe vermesi gerekir. Beş yılı bir yer edinmekle, geriye kalan yıllar ise kendini tanımakla geçer. Kendini tanıyan kişi bir tiyatro sanatçısı olabilir inancındayım. Bu kolay gibi görünse de çok zor bir niteliktir. Hangi şartlar altında vücudunun ve beyninin nasıl tepkiler verdiğini öğrenmek, kendini kendi gerçeklerini algılayarak yetiştirmek, kişiyi hem uzmanlaşması gereken alana, hem de seçeceği üst başlığa iter. Aksi taktirde vasat bir sanatçı olmanın ötesine asla geçemeyiz.

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : tiyatro,yaşam,siyaset

6/11/2009 - POSTMODERNİZM KISKACINDA TÜRKİYE



NO "COME TOGETHER MY BROTHER!"
NO POST- COLONY STRATEGYS

 

 

POSTMODERNİZM KISKACINDA TÜRKİYE

 

İnsanları isyan ettiren şey; özgürleşecek torunları hakkındaki düşler değil,

köleleştirilmiş ataları hakkındaki anılarıdır.

 

Terry Eagleton – Saints and Scholars


Bir top için çekişen iki çocuk arasındaki kavganın El Salvador kurtuluş hareketi kadar önemli olduğuna inanan bir kimseye sorulacak tek şey şaka yapıp yapmadığıdır. Bu tür insanlarla yeterince dalga geçerseniz bir süre sonra belli bir hiyerarşinin gerekliliğini savunmaya başladıklarını görürsünüz.

 

Terry Eagleton – İdeology

 

Çağdaş Amerikalı liberallerin genç siyahların Amerikan şehirlerindeki bitmez tükenmez ümitsizliklerine ve sefaletlerine yönelik tutumlarını ele alalım. Bu insanlara, onlar da bizim gibi insan oldukları için yardım etmek gerektiğini mi söylüyoruz? Bunu söyleyebiliriz, ama onları bizim gibi Amerikalılar olarak tanımlamak, bir Amerikalının ümitsiz yaşamak zorunda olmasının rezil bir durum olduğunda ısrar etmek, politik olarak olduğu gibi ahlaki olarak da çok daha ikna edicidir.

 

Richard Rorty – Contingency, İrony and Solidarity

 

Demokrasi bireyler çağı ya da kitleler çağı değildir. Bir kurum tipi ile bir bireysellik tipi arasındaki karşılıklı bağıntı, modern sosyolojinin rastlantısal olarak bulup buluşturuverdiği bir şey değildir; bu buluş biliyoruz ki Platon’a aitti. Ve açık ki, demokratik bireyin doğası ile bu bireylerin şehrinin doğası arasındaki yakın benzerliğin betimlenmesini buyuran emir, ruh ile iyi yönetilen şehir arasındaki yakın benzerliği kuran arkhi-politik emirdir. Demokrasi bizzat politika kurumunun kendisidir, bedenlerin kendi doğalarına karşılık gelen işlevlere ve işlevlerine karşılık gelen yerlere dağıtılma düzenini temelden çökerten, olumsallığına geri fırlatan öznelleşme biçimleri sistemidir. Ona post modern çağda bir demokrasi kavramı gözüyle bakmamalıyız. Terim, basitçe, demokrasi adına, demokratik eylem biçimlerini silip süpürmenin konsensüse dayalı (consensuelle/consensual) pratiğini belirgin kılan paradoksu belirtmek için kullanılacaktır. Post-demokrasi, demos’tan sonraki bir demokrasinin, halkın görünüşünü, yanlış say(ıl)ımını (mecompte / miscount) ve çekişmesini eleyip dışarıda bırakmış ve böylelikle de bir tek devlet mekanizmalarının ve toplumsal enerji ve çıkar bileşimlerinin etkileşimine indirgenebilir olan bir demokrasinin yönetim pratiği ve kavramsal meşrulaştırılışıdır. Konsensüs demokrasisi, ortaklar arasında neyin olanaklı olduğunu bilmenin ve tartışmanın, her bir tarafın durumun nesnel verili koşulları uyarınca umut etmelerine izin verilen ve çatışmaya yeğlenir olan mümkün en büyük payı elde etmesinin bir yolu olduğunu anlayan bireyler ve toplumsal gruplar arasındaki makul bir anlaşmadır. Fakat tarafların kavgadan ziyade tartışma yolunu seçmeleri için, onlar ilkin, kendi paylarını elde etmenin iki yolu arasında seçim yapmak durumunda olan taraflar olarak var olmak zorundadırlar. Konsensüs, savaşa karşı barıştan yana bir yeğleme haline gelmeden önce, duyulur olanın belli bir rejimidir: tarafları zaten verili, onların topluğunu kurulu ve söylemlerinin savını dilsel edimlerine özdeş olarak ön varsayan rejimdir bu. Böylelilikle konsensüsün ön varsaydığı şey bir çekişmenin bir tarafı ile toplumun bir parçası arasında herhangi bir boşluğun kaybolup gidişidir. Kısaca politikanın kaybolup gidişidir.   

 

Jacques Ranciere - Conflict

 

“Mesele özgürlüktür ve özgürlük her zaman her türlü belirlenmiş sınırı aşabilir.

 

İmmanuel Kant - Critique of Pure Reason

 

 

 

Rorty’nin Olumsallık, İroni ve Dayanışma kitabında verdiği örneği bugün Türkiye için rahatlıkla düşünebiliriz. Adaletsizliğin, ideolojik (ya da söylemsel) ve sınıfsal bilinçsizliğin hâkim olduğu ülkemizde AKP’li arkadaşlarımızın sürekli yaptıkları gibi “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları” başlığı altında mikro bir genellemeyle konuşmak bizi hem ahlaki olarak, hem de politik sahada ikna edici kılacaktır. Zaten AKP üyeleri başka hiçbir şey adına konuşmuyorlar! Devletin ikna kabiliyeti ve iktidar alanlarıyla ilgili fazla bilgi sahibi olmasak da, siyasal şovmenlerin gösterilerine sponsor olan medya mensupları bizleri bu konuda fazlasıyla bilgilendiriyorlar, bu yüzden onlara teşekkür borçluyuz. Ancak muhafazakâr sağın postmodernist yaklaşımlarla ezilen insanlara yaptığı sözde yardımlar bir aldatmacanın ötesine geçmediği için, eleştirinin temsil nosyonuna vurgu yapmak ve muhalefetin yeni paradigmalarını tartışmak istiyorum. Hükümetin ve ana muhalefetin düşüncelerini, Türkiye’nin 21. yüzyıl perspektifini episte-politik değil poli-politik bir sorgulamayla ve yine postmodernizmin spotlarıyla aydınlattığımızda daha güvenilir bir eleştiri maddesi yaratılabileceğine inanıyorum.

 

Bildiğimiz gibi soğuk savaş sonrası yenidünya düzeni politikadan arındırılmış, daha minimalist, duygusal ve aşırı çıkarcı bir saha üzerine kuruldu. Minimalist ve mikro boyutlarda düşünme mantığı, insanları içine düştükleri derin kuyularda bu kez psikolojik faşizmle baş başa bıraktı. 1940’larda Almanların insanlara bedenen uyguladığı sömürüyü bugün iki binli yıllarda Amerika hem bedenen hem de daha çok zihinsel olarak uyguluyor. Bildiğimiz bir çok bilginin hiçbir işe yaramaması da bu sistemin bir özelliği. Milenyum insanı, post-modern diye tanımlanan neo-liberallerin mikro düşünerek rant elde etme, basit ve soft algılarla insanları düşünmekten uzaklaştıran, onları birer özürlü statüsünde yaşatan algılarına hapsolmuş durumda. Bu evrensel kafeste Türkiye de giderek bir “Kurtlar Sofrası”na dönüştürüldü. Ancak bildiğimiz gibi tüm egemenlik sistemleri, parolaları ne olursa olsun yarattıkları şiddet, sefalet ve baskı koşullarında çürümekten kurtulamazlar. Türkiye’deki çürüyüş tablosu, gizli devlet olgusu ve cinayet ekonomisi tezahürlerinde belirgin bir hale gelmiştir. Gizli devlet, devletin kendisi, cinayet ekonomisi ise Türkiye’deki mülkiyet rejimidir. Hukuk ise bu çürüyüş kapsamında, sistemin gizli - gerçek hukuku olarak işlevlerini yerine getirmeye devam ediyor.

 

AKP Hükümeti’nin yönettiği Türkiye’mizde egemenlik sisteminin, insanlığın yarattığı tüm değerler karşısında meşruiyetini yitirdiğini, insanlarımızın bir rekabet alanı içerisinde kuşatıldıklarını kabul edebiliriz. Yine de bu tarihsel gerçeklik, bir bilinç örgütlenmesine yansımamıştır henüz. Adına “Ergenekon” denilen süreçte, sistemin sahipleri kapıldıkları korkunun ne kadar yersiz olduğunu görmüşler ve restorasyon sürecini başlatmışlardır. Toplumsal muhalefeti temsil iddiasıyla ortaya çıkanlar ise, basın tekellerinin yönettiği kampanyalara takılmışlardır. Sistemin meşruiyetine yönelik olarak direnme hakkını gündeme alan bir söylem ve eylem demeti gerçek anlamıyla ortaya konulmamıştır henüz. Hatta yürürlükte bulunan yasaların sunduğu olanaklardan bile yararlanılmamıştır. Oysa bu noktada söz konusu olanakların kullanılması, meşruiyet krizini daha da derinleştirecektir. Anma günlerinin havacı, boş slogancı ve etkisiz eylem ritüelleri, her türlü aracı kullanan, inatçı, programlı, bilinçli çalışmaların yerini almış, kamu görevlilerinin örgütlenmiş cinayet, çeteleşmiş hırsızlık konusundaki itirafları basında yer almış olsa bile sisteme yönelik topyekun bir ret gündeme gelmemiştir hala. Oysa egemenlik sistemi çürümüşlüğü ölçüsünde güçsüzdür de. Adına “Ergenekon” denilen süreci, toplumsal muhalefeti temsil misyonuyla ortaya çıkanların bir bölümü açısından irdelemek, bir ihanetler tarihi yazmayı, bu tarihin sonunu yaşamayı zorunlu kılıyor.

 

Küreselleşen mafyanın eşiğinde bir uygarlık krizi yaşıyoruz bugün. Türkiye’nin kamusal erk merkezleri, uyuşturucu tacirleri, katiller, hırsızlar ve rüşvetçilerin elinde. Sistemin dişlileri, rüşvet, uyuşturucu ve fuhuş ile yağlanmakta. Adalet ölçüleri ise kamusal yaşamdan kovulmuştur. Baklava çalan çocuklara 6-9 yıl hapis cezası verilirken, katillerden, linç hukuku temsilcilerinden, rüşvetçilerden, iç savaş rantı yiyenlerden oluşan bir toplulukla Türkiye’den, insanlarımızın gurur duyması istenmektedir. Oysa şiddet dengesi üzerine kurulan tüm toplumlar dünyada giderek kaosun eşiğine geliyorlar. Suç, iktidarın ve egemenliğin özü haline geliyor. Dünya bir cinneti yaşarken bu psiko-politik çöküşün adına Yeni Dünya Düzeni deniyor. Kamuoyu, sivil inisiyatif, katılım vs. türünden kavramlar birer yanılsama olmanın ötesinde anlam taşımıyor. Kamusal alan gizli devlet tarafından işgal edilirken evrensel hukukun temel değerleri ihlal ediliyor. Sürüleştirilen insanlık, haklarından mahrum, sessiz kitlelere dönüştürülüyor. Kitle-sürü koordinatlarında bastırılan “yurttaş” dıştalanıyor. Kürsel egemenlik, mafios-otoriter bir yapıya bürünüyor. Kendi iradesinden başka bir irade tanımayan gizli devlet giderek hiçbir hukuk kuralına itibar etmiyor. Finansal ekonominin gerekleri adına küresel ölçekte bir kastlaşma yaşanıyor. Sefalet, küresel ölçeklerde muazzam boyutlara ulaşırken suç oranları ürkütücü bir hal alıyor. Düşünce tekelleştikçe ve Kafka’nın insan psikolojisindeki hiçleşmeyi yansıttığı roman kişilikleri umutsuz bir devinimle gündelik gerçekliğe gölgelerini düşürüyorlar. Bu karanlık tablonun karşısına dikilenlere ise devletin yüksek çıkarları hatırlatılıyor. Ahlak-ahlaksızlık, meşru-gayrimeşru, yasal, yasa dışı arasındaki ayrımlar belirsizleşiyor. Dünya gri alanlar gerçekliğini yaşıyor. Egemenlik sistemleri mafios ilke, ilişki ve yöntemleri devletleşiyor. Spekülatif sermaye ile bütünleşmiş gizli devlet organizasyonları, küresel labirentler yaratırken bunun adına neo-liberalizm ve özgürlük deniyor. “Gri alanlar.” Afrika’nın geniş bir yüzölçümüne yayılıyor. Rus toprakları, Müslüman cumhuriyetler mafyanın iktidarına teslim oluyor. Gizli devlet totalitarizmiyle desteklenen, küresel finans imparatorluklarının meşruiyetini taçlandırdığı mafya baronları, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan’da cirit atıyor. Tüm Yakın doğu’da en teokratik olanından en demokratik olanına mafya varlık biçimi yönetsel erkle bütünleşiyor. Piyasanın dinamikleri gri alanların yükselişi ile yoğun bir işlerlik kazanıyor. Mafyalaşama olgusu piyasa dinamikleri ile bütünleşiyor. YDD programları ile birlikte yasalar, kuralları davranış ilkeleri, iş ahlakı gibi kavramlar geçerliliğini yitiriyor. Dünyanın dört yanından cangıl ekonomileri gelişiyor.

 

Kısaca piyasaya hiçbir fren olmaksızın gelişme alanları açan kapitalizm, toplumsal ve hukuksal düzenin mezar kazıcısına dönüşmüştür artık. Yozlaşma, çürüme, istikrarsızlıklar tüm metropol ülkelerin gerçeğidir. İtalyan örneğinin şişirilmiş boyutları onu bir istisna haline getirse de özde büyük benzerlikler vardır. Siyasal yaşamı skandallarla sarsılan Almanya, “karanlık işler”in Fransa’sı, suç kartellerinin egemenlik sistemi ile bütünleştiği ABD ve onun yanındaki iş dünyası, siyaseti mafyayla kesişen Japonya. Tüm bu ülkeler ve diğerlerinde, siyasi elitin çürümenin tek etkeni olarak gösterilmesi gerçeği anlatmıyor. Temelde piyasanın işleyiş koşulları bunlar! “Kolektif ikiyüzlülük” çürümeyi açıklamak için günah keçileri yaratıyor! Oysa kara parayla oynamayan kaç banka var? İsviçre’de biriken formlar kimlerin? Basın tekellerinin ilişkileri ne boyutlarda? Büyük ihalelerde tehdit, şantaj, rüşvet yöntemini kullanmayan kaç şirket kaldı? Silahlanmanın bulanık dünyasıyla bütünleşen silahlı bürokrasi elitinin egemenlik sistemindeki suç ortaklığı ne boyutlarda? Bu sorular çoğaltılabilir ve küresel bir gerçeklikte sorulabilir.

 

Peki politik poetika dediğimiz şey, Rousseau'nun bile sonuna dek inanmadığı genel irade baskısından ayrı olarak düşünülebilir mi? Politik poetika yine bir azınlık hiyerarşisinin aklanma sistemine mi dönüşmüştür? Evet! Sorunumuz da bu sistemi, sistemin kodlarını, dilini oluşturan yasadışı güç kullanımları ve bunu onaylayan, destekleyen kurum, kuruluş ve kişilerdir. Türkiye orta doğunun en güçlü ülkelerinden biri olarak sosyal refaha ulaşamamış ve hala çağın gerisindeki politikalarla yürütülmektedir. Bilime, düşünce özgürlüğüne inanan, farklılığa tahammül edebilen çağdaş insan profili kaybolmuştur. Altını çizerek tüm mikro tanımlamalardan kaçınıyorum çünkü sorunumuz insanlık sorunudur. Ancak dünya konjonktürünün getirileri dolayısıyla yurttaşlık bilincinin gelişmesi gerektiğine tekrar tekrar inanmalıyız. Dünyada bu bilinçten güç almayan hiçbir uygarlık yoktur. Milli şef Atatürk'ün açtığı yolda, her türlü yeniliğe açık, mantığa aykırı düşmeyen tüm açılımların, insanlarımızı daha güvenli ve çağdaş koşullarda yaşatacak her politikanın destekçisiyiz. Şartlar ne olursa olsun oligarşiye, teokrasiye ve faşizme karşı savaşmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bilgi faşizminin, güç ve gelenek gösterilerinin dayattığı baskı rejimlerinden kurtularak gerçek demokrasiyi yaşayabilecekler. Doğu batı, kadın-erkek, kürt-türk, alevi-sünni, islamcı-laik gibi basmakalıp politikalarla yıllarca oyalanmış, hukuk bilmeyen, en ufak bir sorunla karşılaştığında ne yapacağını şaşıran, ataerkil faşist aile doktrinleriyle yetişmek zorunda kalan insanlarımızı, bilimle, uygarlıkla ve dünyayla tanıştırmak, onları dünya standartlarında, daha da ileride yaşatabilmek tek hedefimizdir. BUNUN ADI İYİ, GÜÇLÜ VE KAPİTALİZMDEN UZAKTA YAŞAMAKTIR.

        Avram Noam Chomsky'nin dediği gibi, Amerikan başkanları çocukken gittikleri incil okuma günlerinde ikiyüzlülüğün tanımını defalarca ve dafalarca okumuş, ezberlemişlerdir!


Çağdaş ÇETİNKAYA
CHP İzmir Gençlik Kolları

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : siyaset, deneme

16/10/2009 -

Kategori: haberler
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : etiket.com

19/7/2009 -





12-10-2009, bugün sadece onlara baktım; 



 

İnsan inandığıdır.

   Anton ÇEHOV

Re'sen emekli olduğunda.

                                   Çağdaş Ç.






SON SATIR - NECMİ ZEKÂ

Her acı, bir diğerine uzaklığıyla oyalar kendini
artık herkesi utandıracak yaştasın
sana hak veriyorum: Bir hayat kurmalısın kendine..

Göğün eksik yerleri artık başka renk
kimse değilse bizden çalan o dalı
kimse değilse düşman, kaçmaya bak sen
dermiş devşirmiş yükünü piyanosunda akşam
ilk tuşunda -ilk adımda- o yorgun hayal gücü
tanıyamaz ki, yok yere arayıp dursun
kendiyle savaşıp, geçsin bir sokak ötemden
göremez ki, hiçbir ağaç bilmez, ama sen osun
'bir hayat kurmalısın kendine...'
acı tembel özrüdür, azarla beni kendimi tuttum

Diyorum ki
bir kırlangıçtır gelen bakarsın, görmüş göreceğini
yazgısını benden ayırmaya kararlı
sadeliği o büyük oyunların kaçmaz gözünden
eskidenmiş bıraktığı yerden sürdürür her aşk
bir diğerine yakınlığıyla oyalarmış kendini
sırtını döndüğün an, biri söyler bakarsın
leşler üzerinde tasarruf hakkı kimin
söyleme 'gerçek mutluluk yalnızlık ister' biliyorum
kırlangıç sensin, sen bir kırlangıç değilsin
artık herkesi utandıracak yaştasın
herkes sana hak veriyor: Bir hayat kurmalısın kendine...




İhanetin Uğultusu


öylesine bir Mayıs. bu
ikinci, sen yoksun. ruhum
çinko bir tepside. yalnız;
arayan değil dönen biridir

her yer bulaştı üstüme.
kirliyim,
bir zenci kadar telaşlı. bağırın,
diye sustum, söz ve ses
yabancıdır, ten yanılmaz. ansızın
bir teleferik, termometre ya da aysar...
deliyim, bir gece bekçisi kadar dalgın. kefen
diye örtünmedin üstüme

işte herkes çekip gitti. geç oldu, ama
anladım, insandan korkmak gerektiğini. söyler-
im, zaman ve veznedar cüreti:
'esrik bir kadını öpüyorum. bakmayın
adımı bilmiyor. nasılsa unutur
güneşin kuzeyden battığını. kasıklarımda
cinlenen hin'e sarılıyor. bildiğim
tek özgür ülke, nüfus: 1, rakım: 1.72! '

içime döndüm yine. seni severek
kullandım çarşı iznimi.
 

Selim Temo

                                                                                       



EMPERYALİZMDEN, EMEK BİRİKİMİNDEN VE FAŞİZMDEN ÇIKARI OLAN HERKESE KARŞI BİRLİKTE SAVAŞIYORUZ.

http://www.inhak-bb.adalet.gov.tr/
http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/
www.tesev.org.tr
www.pen.org.tr
www.derindusunce.org

www.mustafaakyol.org
www.derinsular.com
www.gencsiviller.net/
www.izlenimler.net
www.dusunceler.org
www.geliboluyuanlamak.com
www.sivildusunce.com/
www.tpe.org.tr 
www.3Hhareketi.org
www.arsivdesiniz.com
www.derindusunce.org
www.mevsimsiz.net
cagdascetinkaya@chp.org.tr



Dünyada özgür olduğunu sanan birinden daha iyi köle olamaz.

Dr. Richard Albert

Sıradan olanlar önce elenmelidir, ezberlenmiş davranışlar istemiyoruz.

Miss Ridley








                                                                                                 

6 Ağustos 1985 tarihinde Türkiye'de doğdu. Sanat ve politikayla ilgilendi.

Halen yaşamaktadır. 





Çağdaş Çetinkaya

Gençlik geliyor

 
Türkiye de belki de en büyük eksiklik, genç neslin özellikle 80 ihtilali sonrası yaşadığı depolitizasyon sürecinin yansımalarıdır.  Bu süreçten sonra gençliğin siyasetten, politik tavırdan uzak durmaları bugün ülke yönetiminin de en önemli sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dile kolay gelen bu söylemler aslında hayatın ta kendisi. Demem o ki ülkemizde yaşanan anti-demokratik uygulamaların niçin yapıldığı bugün daha iyi algılanmakta; pozitif ve diyalektik düşünceden arındırılmış kişileri hayata hazırlayan bu sistematik amaca, önceleri sessiz bir o kadar da derinden giderken, bugün yapılanlar ayyuka çıkmış durumda. Baskı ve zulüm politikaları sonucu kitleler, halkın yönetilmesine aday olacak kişileri yıldırmayı başarabilmiş ve sağladıkları egemenlik, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapı taşlarını sarsmaya başlamıştır.
Artık bunlara dur demenin vakti geldi de geçiyor. Yapılması gereken çok şey var. Ufuk, çoğuna göre karanlık. Yalnız gençlere göre öyle olduğunu söyleyemem. Aksine inanmış yoldaşlara göre çok aydınlık. Bu aydınlık neye dayanıyor? diye soracak olursanız; sana, bana ve bize dayanıyor derim.
   
Türk gençliği öyle bir kan taşımaktadır ki, o kan damarlarında asilce dolaşır. Bu asillik çıkmaza girildiği dönemlerde kendini belli eder ve hayata pozitif yaklaşım sağlar. Bu sayede ülkenin neden gençlere emanet edildiği de ortaya çıkar.
 
EGEDESONSÖZ aracılığı ile geçireceğimiz süreçte Ulu Önder Atatürk’ün bizlere emanet ettiği değerlere nasıl daha iyi sahip çıkabilirizin eşgüdümünü sağlayacağız, gençlik siyaseti konusunda İzmir’de ve Türkiye’de olan bitenleri paylaşıp değerlendirmelerde bulunacağız.
 
Yerel ve genel yöneticilerin yaptıklarına kıssadan hisse usulü değinip daha iyiye taşımaya çalışacağız. Amacımız tartışma platformu yaratmak olmayacak. Sadece pozitivizm.
 
Bugün itibari ile çıktığım bu yolda çok önemli gelişmeler sağlayacağıma olan inancım sizlerle beraber büyüyecek yeşerecek. Dal budak salıp meyve verecek. Gençliğin neler yapabildiğini ve korkusuzca neleri konuşabildiğini şimdiden yolumuz açık olsun!!!
Yaşasın tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye…

BERK ULUSAL




 

Küçük İSKENDER

 

remix dualar




Aşk kibirdir Bunu sana söylüyorum Çocuklar duymasınb
Bir akıl hastanesi bahçesine iri laleler ekmeye gitmek de var
Yeryüzünden bakınca gökyüzü içindeki mahluklarla verev
Vapurda burun buruna geldiğin martıdan utanma payı böylelikle
Saat sabahın kaçında hala rakı yudumlamak alt çene kemiği kadehiyle
Neden sadece köşelere ağ kuruyor örümcek bunu niçin tartışmalı
Demek bir köşesi olmalı hayatın tuzak kurmak için hayale
Ben benzersiz içiyorum, çok kuvvetli dövüyor polis de birilerini
Allah’a inanıyor onlar, ben şiire inanıyorum tevekelli
Ardı ardına kıyasıya terk edildik bunu hemen fırsat bilmeli
O küçücük pencereden bana el sallamaıştı tanımadığım bir kız
Şizofreni Şelale Şizofreni Şelale Yakışıyorlar Yaklaşıyorlar birbirlerine
Oysa tedbir ile ben birbirimize ancak usul ile fasarya kadar yakınız
Dans da ettik gecelerce onunla hem de remix dualarla
Kıyafet istiyorsan kan ne güne duruyor dedim etsiz dudaklarına
Yanaklarına pudra yerine kokain süren güzel bir sürtük aslında
Caddelerine dişlerimi tükürdüm sıkı bir dayak peşinden
Bunlar toplumcu romantik gerçekçi klişe imgeler.. iri laleler..
Her sağlam yumruk, sepya peyzajlarda haylaz sonbahardı
Bu da klişe imgelerden, iri lalelerden uzanıp hale bakış
Pespaye, perişan yahut arada aklıma takılan elma neden hâlâ kırmızı
Ahh cop gözüme geldi, şükür bir gözüm daha olmalı
Bağdat mı burası Manhattan mı İstanbul mu hep karıştırıyorum
Bir duble daha içeyim bir eyleme daha katılayım Bir duble daha
Bir yumruk, Bir duble daha Bir yumruk bir göz daha
Aşk kibirdir Bunu sana söylüyorum Çocuklar duymasın
Açık heceyle bitsin son kelime, ki şarkıcı bağıra bağıra uzatsın
Ben buradan bağırsam Sen sanki o şehirde yerinde zıplayacaksın
Telaşla camlara çıkacak belleğimizde ne kadar zarafet kaldıysa
Demin hastanedeydim sonra vapur ev derken şimdi oradayım
Şeytan diyor sök çıkart tersyüz et ve yeniden dik Tuba Ağacı’nı
Bir küçük özrüme bakıyor sevişmenimn şifresini kırmak olayı
Kendimi bildim bileli kurumaktan korkan küçük bir gölüm
Vahşetin tazeliğiyle kirleniyorum yıkanmak ürkütüyor hafızayı
Bir duble daha içeyim Bir eyleme daha katılayım Bir duble daha
Bir harf daha bulsam tamamlayacağım özlediğim kelimeyi
Açık heceyle bitsin son kelime, ki şarkıcı bağıra bağıra uzatsın
Aşk kibirdir Bunu sana söylüyorum Çocuklar uyanmasın
Rüya Bulantısı, Büyük Ortadoğu’nun göt Deliği zevklerini ürkütmesin
Ermenileri öldürleim Yahudileri sevmeyelim Yunanlıları küçümseyelim
Çıplak ampul üzerinde düş kuran sineğin günlüğüne yerleşelim
Demin hastanedeydim sonra vapur ev oralar derken şimdi memleketteyim
Aşk kibirdir Bunu sana söylüyorum Çocuklar özgürlükle ölürümlesin
Kıymet_i harbiyesi kalmamış gecelerin de Ova! Odası varmış
Kerameti kendinden menkûl tüm acılara eşit mesafedeyiz şimdilik
Hayat beni kandırmasın yuvamdaki dağa çıkar inmem bir daha
Bir duble daha içeyim Bir eyleme daha katılayım bir duble daha
Bir delirme daha Bir isyan daha bir ölü daha

Bir dua daha

 

 

 CİHAN OĞUZ

 

neşet ertaş için kırk dizelik şükür duası

 

kalbinde kırım. Aşk deden değil. Yalnızlık hiç.
Bozkırın ortasında farları sönük giden kamyonlar
Öyle bir şey olmalı kara sevda.
Geceyi darmadağın eden siren sesleri
Sedyeden uzanan fukara eli
Hepsi gecikmeli
Hayata dokunamamış, tek b,r günahı elleyememiş daha
Eksik gidiyor buralardan. 
Hoyrat ömürlere çok yakışıyor üstü dantelli radyolar
Cızırtılar içinden bir Kırşehir havası
Kar bekleyen yolculuklara mükâfat
Türküler: İçini delip geçen bulutların hiç yazılmayacak hikâyesi 
Allah’ın yazı tura attığı koskoca yuvarlakta bir karınca gözüsün
Bir damla fazlası değil
Hiç kimseye yâr olmadı o miras
O kudretsiz taht, o cenabet kelâm
Ölümsüzlük: Gidene kadar harcayacağın yekpare pare
Herkesin payitahtı kendi özünde
Üstelik korsan mı korsan
Kara mı kara
İster duraklat ömrünü, bas gitsin uzaktan kumandaya
İster hızlandır hayata hiç yakışmayan görüntünü
Çabuk bitsin akşamları Migros’taki indirimli alışverişin
Hafta sonu bonuslarını harcarken arada kaynayıp gitsin anılar
Sakın ha mp4’ü seçerken ekranı küçük alma
Sonra küçülür, bücür olur, cebine girersin masalların.
En girişken sen ol
En seçkin
En parlak.
Tam en sessiz ânını bulmuşken hayat
Bir uzun hava delik deşik etsin yeminlerini
Kırıl kendine. Küs. Dönüp bakma sırıtışla yamanmış yüzüne
‘Gülücük de bir gün gelecek’
Bununla avun. Avut armut piş ağzıma düş muhakemeni
Her insanın tahkimi kendi kalbinde
Bulursan kaçırma içindeki kıpırtıyı
Sakın bırakma uçurtmanın ipini.
Yüzükoyun kapaklanıp keşfettin ya aşkı
İster tanrıya. İster kadına. İster kuşlara
Artık mızraptan kurtulan bozlak bile cellât olamaz sana.

  

LALE MÜLDÜR – SEYHAN ÖZDAMAR

 

skype’tan beni ara

ve yalnızlık gelir öyle

dikkat et erkekler araba gibidir…
gibiyse
kadınlar kaskodur onlara
black stellaa!
Sakın çarpma!

Kara kara yıldızlara dikkat et
erekler araba gibidir…
Skype’tan beni arad
ikkat et erkekler araba kullanmayı bilmez…
Skype’tan tan vakti beni ara
kadınlar hiç bilmez…
Skype’tan beni ara

erkekler kadınlar birbirini bilmez
telesekreter çıkarsa not bırak
blackstella!
birazdan kavşağı döneceksin
karşında bir kadın olacak  ha ha haaaa

 ha   ha   ha  haaaaaaaaaaaaaa   ve hı hı hı hı

                                                                  i

                                                                  i

                                                           iiiiiiiiiiiiii

                                                                  i

                                                                  i

dikkat et tlesekreter çıkarsa not bırak ve msn’i kapa
ya da bilgisayarıma dön ve yeni bir metin hazırla
denizlere açılmayı düşlerken dalga işte bilgisayarla

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Era nato a Smirne nel 6 agosto 1985. Interessato alla letteratura e politica. Funzionamento e leggere la scrittura. Varlık, Yasakmeyve, Karakalem ecc. Studi pubblicati su riviste. Vive a Smirne.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

şiir rus şairler dizi edebiyat siyaset sanat deneme tiyatro yaşam deneme etiket.com

Arkadaşlarım

4duvar
kleopatra81
herneyse
Uluer Aydoğdu
berfinhazal
eroman
ruhsuzbeden
kaybolusculuk
ssiyah
unintended
azze
baymidye
askinuveykizi
Blogcu Yardım
sseydunaa
bernardmariekoltes