20/11/2009 - 2.Türkiye Tiyatro Buluşması
2. TÜRKİYE TİYATRO BULUŞMASI
Tiyatro kesinlikle ülkeye kan pompalayan en aktif damarlardan biri. Şöyle düşünebiliriz: Türkiye’deki özel, yerel, belediye ve devlete bağlı tiyatroların toplam seyirci sayısı nedir? Bu rakam her gün daha fazla artıyor. Tiyatro aynı zamanda pek çok sektörle de işbirliği yapan kolektif bir örgüt; sosyal ve beşeri bilimler, psikoloji, uluslar arası ilişkiler, dans, müzik, sinema, şiir, roman… Yani tiyatro kimliğinden önce ciddi çapta bir iş sahası aslında. Ancak bu sahada var olabilmekte bir o kadar güç. Yirmi yıl öncesine kadar bu işle ilgilenenler daha kolay sivrilebiliyor, daha rahat bir kimlik oluşturabiliyorlardı. Toplum şahısların kitlelere belirli kalıplara sahip markalar halinde sunulmasını seviyordu. Dünyanın her yerinde böyleydi. Ben araştırmalarım sonucunda gördüm ki, bu şahıslar devlet içindeki önemli unvanları dahi kullanabiliyorlardı; gerektiğinde yeni gelenlere gözdağı verebilmek için…
Günümüzde ise farklı koşullar var. Artık markalaşan kişilerin tekelindeki oluşumlar zayıfladı. Teknolojiyle birlikte değişen yaşam standartları, sanatçıların ayrıcalıklı gibi gözüken hayatlarındaki büyüyü yok etti. Sanat eserlerindeki büyü de yok oldu. İnternet insanların bilgiye kolay ulaşmalarını sağladı. Bu da sanat eserlerinin eski işlevini kaybetmesine neden oldu. Korsan piyasası diye bir şey var. Eğer kitabınızın korsan baskısı yapılıyorsa büyük yazar oluyorsunuz. O zaman halk sizi gerçekten tanıyor ve okuyor.
Ben iki binli yıllarda tiyatro sanatçısı olmanın çok zor olduğuna inanıyorum. Eğer kişi sokakta yürürken yaptığı işe kalbiyle inanmak istiyorsa, en az on yılını aralıksız şekilde bu işe vermesi gerekir. Beş yılı bir yer edinmekle, geriye kalan yıllar ise kendini tanımakla geçer. Kendini tanıyan kişi bir tiyatro sanatçısı olabilir inancındayım. Bu kolay gibi görünse de çok zor bir niteliktir. Hangi şartlar altında vücudunun ve beyninin nasıl tepkiler verdiğini öğrenmek, kendini kendi gerçeklerini algılayarak yetiştirmek, kişiyi hem uzmanlaşması gereken alana, hem de seçeceği üst başlığa iter. Aksi taktirde vasat bir sanatçı olmanın ötesine asla geçemeyiz.
…
…
…
…
|